Arabuluculuk
Günümüz ticari ve hukuki ilişkilerinde uyuşmazlıkların hızlı, etkin ve güvenilir biçimde çözülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda tahkim ve arabuluculuk, klasik yargı yollarına alternatif olarak geliştirilen ve hem ulusal hem de uluslararası alanda yaygın biçimde kullanılan modern uyuşmazlık çözüm yöntemleri arasında yer almaktadır. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), iş dünyasının ihtiyaçlarını gözeterek bu yöntemlerin yaygınlaştırılmasına öncülük etmektedir.
Arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi olan arabulucunun yardımıyla, müzakere ve uzlaşma yoluyla çözümlenmesini amaçlayan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabulucu, uyuşmazlık hakkında karar vermez; tarafların iletişimini güçlendirerek kendi çözümlerini üretmelerine yardımcı olur.
Bu süreç gönüllülük esasına dayanır ve büyük ölçüde gizlilik içinde yürütülür. Taraflar, sürecin her aşamasında kontrolü elinde tutar ve uzlaşma sağlanması hâlinde ortaya çıkan anlaşma, hukuki güvence altına alınabilir. Arabuluculuk, özellikle ticari ilişkilerin korunması, taraflar arasındaki iletişimin sürdürülmesi ve uzun vadeli iş birliklerinin devamı açısından önemli bir rol oynar. Arabuluculuk, tarafların isteklerine göre hem dava öncesinde hem de dava devam ederken uygulanabilir.
Zorunlu arabuluculuk, kanunla belirlenen bazı uyuşmazlık türlerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak öngörüldüğü bir uygulamadır. Bu kapsama giren uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurulmadan açılan davalar usulden reddedilebilmektedir.
Türkiye’de zorunlu arabuluculuk; iş hukuku uyuşmazlıkları, belirli ticari alacak ve tazminat talepleri, tüketici uyuşmazlıkları ile kira, kat mülkiyeti, ortaklığın giderilmesi ve komşuluk hukukundan kaynaklanan bazı uyuşmazlıklar için uygulanmaktadır. Bu sistem, uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözülmesini sağlamakta ve yargı mercilerinin iş yükünü azaltmaktadır.
Zorunlu arabuluculuk uygulaması, Türk hukuk sistemine kademeli olarak dâhil edilmiştir. İlk olarak 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile, 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren işçi ve işveren arasındaki belirli uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilmiştir.
Bu düzenlemeyi takiben zorunlu arabuluculuk uygulaması genişletilmiş;
- 2019 yılında ticari alacak ve tazminat davaları,
- 2020 yılında tüketici uyuşmazlıkları,
- 2023 yılı itibarıyla kira ilişkileri, kat mülkiyeti, komşuluk hukuku ve ortaklığın giderilmesine ilişkin bazı uyuşmazlıklar
zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Böylece arabuluculuk, Türk yargı sisteminin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.
Uygulamada elde edilen veriler, zorunlu arabuluculuğun yüksek bir başarı oranına sahip olduğunu göstermektedir. Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan istatistiklere göre, zorunlu arabuluculuk kapsamında yapılan başvuruların yaklaşık %60–65’i anlaşma ile sonuçlanmaktadır. İş uyuşmazlıklarında bu oran daha da yükselmektedir.
Zorunlu arabuluculuk kapsamına giren uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu nedenle:
- Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davalar, mahkeme tarafından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.
- Davanın reddedilmesi, taraflar açısından zaman ve maliyet kaybına yol açar.
- Taraf, yeniden arabulucuya başvurmak ve süreci en baştan başlatmak zorunda kalır.
Bu nedenle, zorunlu arabuluculuk kapsamına giren uyuşmazlıklarda dava yoluna başvurmadan önce arabuluculuk sürecinin usulüne uygun şekilde tamamlanması büyük önem taşımaktadır.
Arabuluculuk, taraflara birçok açıdan önemli avantajlar sunar. Arabuluculuk tarafların uzlaşma kültürü çerçevesinde çözüme ulaşmasını sağlayarak ticari ilişkilerin sürdürülmesine olanak tanır. Taraflara esnek, güvenilir ve modern bir uyuşmazlık çözüm süreci sunar.
Genel olarak arabuluculuk her tür uyuşmazlığa uygulanabilir. Arabuluculuğun en önemli avantajlarından biri, tarafların bir anlaşmaya varırken ticari ve iş çıkarlarını da içeren çok geniş kapsamlı açılardan uyuşmazlığı ele alabiliyor olmalarıdır. Bu süreç oldukça esnek olup, tarafların istekleri doğrultusunda şekillendirilebilecek niteliktedir. Yaklaşık 1 ay gibi kısa bir süre içerisinde uyuşmazlık konusu ihtilaf çözüme kavuşturulurken taraflar arasında uzlaşı kültürünü de hakim kılmaktadır. Arabuluculuk sisteminin bu avantajları bulunmakla beraber, özellikle tarafların bağlayıcı bir karara veya bağımsız bir hukuki görüşe ihtiyaç duydukları uyuşmazlıklar için uygun olmayabilir
Tahkim, tarafların menfaatlerine kısa sürede ulaşmasını sağlamasının yanı sıra aynı zamanda katı gizlilik kuralları içerdiğinden ticari sırları güven altında tutmayı temin etmektedir.
Tahkim ve arabuluculuk, günümüz ticari hayatında uyuşmazlıkların çözümünde hızlı, ekonomik ve güvenilir alternatifler sunmaktadır. BTSO, bu yöntemlerin yaygınlaştırılması ve etkin biçimde uygulanması yönündeki çalışmalarıyla, iş dünyasının hukuki altyapısını güçlendirmeye ve ticari ilişkilerin sürdürülebilirliğine katkı sağlamaya devam etmektedir.
BTSO, Türkiye’deki ilk ‘Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nin kuruluş kararı ile (25 Mayıs 2015) BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Usul ve Esaslarını yürürlüğe koymuş bulunmaktadır. Bu doğrultuda, BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi (BTSOTAM), ticaret hayatında ortaya çıkan uyuşmazlıkların klasik yargı yolları yerine daha hızlı, etkin ve maliyet avantajı sağlayan çözümlerle çözülmesini desteklemek amacıyla faaliyet göstermektedir. BTSOTAM, taraflara dostane çözüm yollarını teşvik ederek ticari ilişkilerin korunmasına önemli katkı sağlamaktadır.
Merkez, tahkim ve arabuluculuk süreçlerinin yürütülmesi, ilgili mevzuata uygunluk takibi ve uygulama sekretaryası hizmetlerinin sunulması görevlerini üstlenmektedir. Bu kapsamda üyelerin taraf olduğu ticari uyuşmazlıkların mahkeme öncesi alternatif çözüm yolları ile sonuçlandırılması teşvik edilir.
Merkezin yenilenen hizmet binası, Adalet Bakanlığı desteğiyle modern standartlara göre tasarlanmış olup, Bursa’yı tahkim ve arabuluculuk alanında Avrupa’nın önemli merkezleriyle kıyaslanabilir bir konuma taşımaktadır.
BTSO, tahkim ve arabuluculuk alanındaki çalışmaları yalnızca uygulama ile sınırlı bırakmayıp nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine de büyük önem vermektedir. Bu kapsamda:
- BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi ile Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliği içinde düzenlenen “Temel Arabuluculuk Eğitim Programları” gibi etkinlikler düzenlenmektedir. Bu eğitimler, hukuk pratiği ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri konusunda bilgi ve yetkinlik kazandırmayı hedeflemektedir.
- Kamu çalışanlarına ve iş dünyası profesyonellerine yönelik temel ve ileri düzey arabuluculuk eğitimleri ile alanda yeni uzmanların yetişmesine destek verilmekte, böylece arabuluculuk uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlanmaktadır. Bu eğitim programları, ticari uyuşmazlıkların çözümünde etkin rol oynayacak yeni arabulucuların ve tahkim uzmanlarının yetişmesine katkıda bulunmaktadır.
BTSO’nun tahkim ve arabuluculuk alanındaki çalışmaları aynı zamanda sektörel panel, seminer ve bilinçlendirme etkinlikleri ile de desteklenmektedir. Özellikle ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk ve tahkim yollarının uygulanabilirliği, dava şartı arabuluculuğun usul esasları gibi konular, iş dünyası temsilcilerine aktarılmaktadır. Bu etkinlikler sayesinde BTSO, uygulamanın yaygınlaşmasına ve farkındalığın artmasına katkı sağlamaktadır.
BTSO’nun tahkim ve arabuluculuk çalışmalarını yürütme biçimi, Odamızın genel vizyon ve stratejisi ile uyumludur:
- Üyelerinin rekabet gücünü artırmak, ticari ilişkilerde ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünü kolaylaştırmak ve yatırım ortamını güvenli hâle getirmek.
- Yargı reformu ve alternatif uyuşmazlık çözüm modellerinin benimsenmesi süreçlerinde aktif rol almak.
- Eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetleriyle iş dünyasının ihtiyacı olan uzman profillerini yetiştirmeye katkı sağlamak.
Bu çalışmalar, BTSO’nun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda hukuki altyapının güçlendirilmesine yönelik de katkı sunduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, tahkim ve arabuluculuk alanında uzun vadeli, sürdürülebilir ve örnek bir kurumsal model oluşturmuştur. BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi, hem ticari uyuşmazlıkların çözümünde etkin bir alternatif sunmakta hem de eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarıyla bu alanın Türkiye’de gelişmesine yön vermektedir. Bu yönüyle BTSO, ulusal ve uluslararası düzeyde örnek gösterilen bir uygulama merkezi hâline gelmiştir.